Yunus Emre's profileShizophreniK's Pages PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
ShizophreniK's Pages- Béni tanıyan biLir.. biLén anLar.. anLayan Susar..!! anLamayaN uzaR..! |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
LakLak'CI
Yardım
Bir Girin Bakın BuraLara
DoyuLmaz Bu radyo
Farklı bir Space icin Bilgiler
|
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Ve sen gidiyorsun ...Ve sen gidiyorsun !!! Söküp güneşten bir parça ateşi harlayarak bedenimde terk ediyorsun beni. Seven yüreğimi musallada , bedenimi hiç tanımadığım insanların dualarına muhtaç bir şekilde yaşamak zorunda bırakarak gidiyorsun öylemi ? Sen gitmek için gelmiştin demiyecem sana , çünkü ; ben sevmek için çalmıştım kapını , duygularını düşünecek kadar zamanım yok , sade kendi hislerim el atacak yalnızlığıma ve sadece çıkarmaya çalışacağım bir yürek olacak daldığı aşk deryasından... Umudu atmadım içimden , umutsuz yaşamlar yarınlara köle olabilir ancak , kan doğradığın düşlerimle bir tesellidir artık zamandan kendime çalacağım pay , akan iki damla yaş anlatamayacak sana olan hasretimi , o yüzden yüreğime verdim o vazifeyi , görünmeyecek damlalarla ağlayacak ardından , akıtacağı yaşlarsa kanlı olacak ..., Hani hayallerimiz vardı , temeli gerçekler üzerine atılı olan , yalnız gecelerimizde hani umudu ekmek , kendimizi garip yapıpta ruhumuzu beslediğimiz sıkıntılı zamanlarımızdaki umut verici hayaller ... Uğruna harcadığım yılların , içimde yaşadığım mahkemesinden çıkan karar ; idamına hükmetti bir darağacında... celladın olmayı genede kesmiyor gözüm , seni idam sehpasına çıkarabilecek kadar cesur bir yürek yok içimde , kaçacak kadar bir boşuk bile bırakmadın bana üstelik , sana tutunacağım bir sebebim bile yok... Gözlerimden attım da seni , yüreğimden atamıyorum işte , seni görmeden de yaşayabilirim ama hiç olmamışsın gibi davranmak ağır geliyor , Dedimya unutulacak gibi değildi yaşananlar , ama belkide benim için geçerliydi bu , belkide rüyalarına giren bir kabus bile olamıyorum , yada yüreğinde yer edinen bir nefret olacak kadar bile bir değerim olmadı sende... Ama yinede cehennem ateşleri kadar olmasa bile bir ateşin , güneş kadar olamasa bile aydınlık bir yüzün ve gökyüzündeki yıldızlar kadar bir sevgin var içimde... ve her şeye rağmen celladın olamayacak kadar bir korku var yüreğimde... Sensizliğin düşü nekadar acı ve nekadar zor . Biliyormusun ; bazen hayal kurmaması gerekir diyorum insanın , cünkü ; tüm dönüşler acı veriyor . Hayalini ,düşünü , düşlediği gibi yaşayan kaç canlı vardırki hayatta? Bizim seninle yaşadığım sadece hayal uyuşmazlığıydı , kurduğumuz düşler ayrı ayrı yönlere giden iki yabancı gibiydi , ve başladıkları yerde buluşmaları için geçecek zaman bir ömrün yetmeyeceği kadar uzundu , ve bedenim artık seni kaldıramayacak kadar yorgun... Yokluğundur artık gözlerimde kalan resmin , soysuzlar yakılırdı senin gibi ve ben de seni ortak ettim içimde yanan ateşe , küllerini gömdüm ve sızını aldım , seni daim hatırlatacak... Yollardaydım sensiz gecelerde , en arka sırada , yokluğunun koltuğunda uyuyordu düşlerim , bir baskındaydı sanki yüreğim... Akıp giden sensizliğin seyrine inat düşlerimi döktüm doğacak sabaha , Sensizliği döktüm geçtiğim yollara , geri dönülmeyecek bir yol kaldı ardımda , senden kalan sevgi kırıntılarının serpildiği bir yol... Artık ayaklandım ön sıralarda boşalan bir yere geçecek düşlerim , kısa bir moladan sonra , bir bardak çayla ısıtacam sensizliken üşüyen düşlerimi , ve güneşin doğuşunu bekleyecek artık , yeniden varolmak için yüreğim ve bana merhaba diyen sensiz bir sabahta açılacak gözlerim ... Sonbahar, Sonbaharda, snra...KapkaranLıktı her Yerlerim. Sonbahardı... YıkıLan umutların, Biten hayallerin ............ortasında ..............Çıkageldin dünyama Arkadasımdı o Benim Bu mevsimde ağlıyordu benimle birlikte gökyüzü Ağlamaya devam ettide Gökyüzü Gidince Yalnız kalmayayım diye Seni bana getirdi Hayatımdaki en mukemmel En degerLi hediyeyi. Sonbaharın çocuguyum... Eylül'de dogdum B-E-N Belkide onun bu denlicisine Bana tolaranslı davranmasının sebebi Hep bu nedendi ... Hep bu nedenliydi...Akan gözyaslarımın gerekcesi. Bak sonbahar Yine gitti Gidişinde ayrı bi anlam vardı bu sefer Bu sefer... Yalnız bırakmak deiL. Basbasa olmamıs icin birtek 'SEN' ve 'BEN' Sakın Bırakıp gidim deme haaa! Sakın! Dayanmaz bu Sefer yuregim Kar Yagar mecralarıma. eLLerin yerine Birak dedigin sigaram arkadas olur eLLerime , Ve yine ellerin yerine İcki sisesi tutar sımsıkı eLLerim Dayanmaz buna...Yavas yavas öLür Bedenim. Ahhh!...Hani gözlerinin iciyLe gulup, Pamuksu eLLerinle elimi sıkıp, Yanağıma buse kondurupta... minicik dudaklarınla Çocuksu yüreginden 'Seni Seviyorum' diyosunya... Birtek o zaman mutlu oluyor, Birtek ozaman gülüyor yüreğim, İste bitek ozaman... Hayat buluyor, Isınıyor, Soguk bedenim,,, Beni en cok korkutan, Offf Cekislerin... Kafanı ceviripte. Orda fırtınalar Kopuyor... Dünyamda Ucurumun esigine geLiyor Dusecek gibi oLuyorum Düşmuyorum... Düşemiyorum.... Nasıl Düşebilirmki Sen varsın Arkamda Nasıl Bırakabilirim seni ... nasıl sonbahara arkadas edebilirim senide Biliyosun sevgilim, Hem kıskancım ben. aYrılık olmiyacak bu iliskide Yemin ediyorum sevgiLim Bitmeyecek hic... Sana oLan ............................................. "Askımda Sevgimde" Yunus emre Yıldıran not: bu siiri yeni yazdım insallah begenirsiniz sıkılmadan okumussunuzdur insallah yorumlarınızı eksik etmeyin unutuyorumHєя gє¢є уαтαğıмα υzαηıρ; Gözlєяiмi кαραdığıмdα, Áятıк gєlмiуσяѕυn αкlıмα. Ńєяєdє σldυğυη, кiмiηlє σldυğυη, нαттα кiмi düşüηdüğüη İlgilєηdiямiуσя αятıк вєηi. Hєя єlєlє ѕєνgili göяdüğüмdє; Áятıк iкiмiz içιη нαуαllαя кυямυуσяυм. ßαzılαяıуlα уαşαмış σldυğυη вαzı şєуlєя αкlıмα Gєldiğiηdє; Ķıѕкαηмıуσяυм вilє ѕєηi. Ķαçαмαк вαкışlαяlα göz gözє gєldiğiмiz σ αη∂α; Ķσşαяαк вσуηυηα ѕαяılмαк iѕтємiуσяυм αятıк. Hєя ηєяєdє σlυяѕα σlѕυη; ßαηα ѕєηi нαтıяlαтαη нiçвiя şєу уσк нαуαтıм∂α. Śєηi özlєdiğiмdє, ѕєηi göямєк iѕтєdiğiмdє; Áятıк тєѕαdüflєя уαяαтмαк iѕтємiуσяυм. Yαlηızlığα вσğυlυρ, ѕαηα нαѕяєт çєкѕєм dє; Ńє σlυя döη diує нαукıямıуσяυм... Gαliвα ѕєηi υηυтυуσяυм...!! asK'IN iciNBir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün,şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme.Herkes kendinden sorumludur aşkta.Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.Bir insan eksik yaşıosa,ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsinki onun için?Hayatı ıskalama lüksün yok senin.Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zamanki gibi yaşıyacksın sen."Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu.Hem ne olmuş yani,yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil.Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyosun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası... Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdıın sevda duygusunu.Elbet bitecek güneşe hasret günler.Ve ozaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini.. RuyaßêñÎ güzêL håtÎrLå ßµñLår §Øñ §åtÎrLår, FårzêtkÎ ßÎr rµzgår gÎßÎ ê§Îp gêctÎm hå¥åtÎñdån,
¥ådå ßÎr ¥ågmµr gÎßÎ §êL ØLdµm §ØkågÎñdå, §Øñrå tØpråk cêktÎ §µ¥µ... Kå¥ßØLµp gÎttÎm.. ßêLkÎ dê ßÎr rµ¥å ÎdÎm §êñÎñ ÎcÎñ... µ¥åñdÎñ vê ßêñ ßÎttÎm... Bundan FazLa acıtamazsıN ...
Sus"
dedin sustum ... Oysa Dilimin ucunda öyle çok kelime vardı ki .... Yuttum .... Kendi cümlelerimde boğdun , Ne yapsanda bendeki "sen" 'i kirletemezsin "Sen" 'i öyle bir derine sakladım ki Sen bile ulaşamassın ...... Bırak ! Dokunma ! İçimdeki mabedin öylece kalsın... "Bırak" Diyorum! Daha fazla uğraşma "Sen" 'i benden alamassın Canımı yaksın, ruhumu kanatsın, bırak "sen" 'i, bende kalsın İçimdeki "sen"'i sen bile yıkamassın... Bırak ! Dokunma ! Dokundukça derine batarsın, Hançerlerini sapla en derine, Ne farkeder, GİTTİN Bundan fazla acıtamazsın... Lutfen OkuyunHER GIDISINE AYRI ANLAM YUKLUYORUMM YAPMA ALLAH ASKINA..YA KAL BENIM LE SÖZ ETME GİDİŞLERDEN..YADA GİT SİLİNSİN İSMİNDE CİSMİNDE..OYNAMA BENIMLE DENGEMI BOZUYORSUN..AŞKI YAŞAYACAK YÜREK BIRAKMIYORSUN INSANDA..BÖYLE DEİLDİN NOLDU SANA..BİTTİYSE HEYACANIN BİLEYİM BENDE..SENİ SEVİYORUM DİYE BAŞLAYIP AMA İLE BİTEN CÜMLELERİ DUYMAKTAN BIKTIMM..ÜSTELİK BİR CÜMLEDE AMA VARSA..BİR ÖNCEKİ YARGININ HİÇ BİR HÜKMÜ YOKTUR ARTIK.-.^^SENI COK SEVIYORUM AMA BIRLIKTE OLMAMIZ IMKANSIZ^^..YA IMKANSIZ DIYEBILIYOSAN EĞER..SEVMİYORSUN DEMEKTİR..BAHANELERİN ARDINA SIĞINMA..İNSANLARIN HAYATINA SORGUSUZ SUALSİZ GİRİP..SONRA DA HİÇ BİŞEY SÖYLEMEDEN GİTMEK İSTEYENLERDEN NEFRET EDİYORUM..BÖYLEMİSİN SENDE..GERÇEKTEN GİTMEK Mİ İSTİYOSUN..YÜREKLİ OL BİRAZ..HADİ KONUŞ..SÖYLEMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLE..İKİ ÇİFT SÖZÜ HAKETMEDİMİ BU AŞK..YAŞANILAN BUNCA ŞEYE HİÇ Mİ SAYGIN YOK.. Kan Revan İcindeyimAgla Yarali Kabim
...Gecenin Koynundayım Şimdi yine
Kurması guzel hayallerinle
Düşlerinle,
Kimseler Yok yanımda, Yanlızlıktayım
Üsümekteyim, Sessizlikteyim,
Bunlara Dayanırımda;
Hepsinden kötüsü SENSİZLİKTEYİM.
Yazıyorum yine Kafamdakileri
Boşaltıyorum icimi
Döküyorum Bos beyaz Kagıtlara
Zaten Bana Hasretinin Yaptırdıgı en katlanır seyler bunlar.
Ama artık Sen olsan ?
YoksA Olmazmı ?_
istemezmisin ??? ;(
Beni Sevemez Misin ?
Olamazmısın Yanımda
Koyuyor Be can artık
Bu Sevgili hasreti
Ne olur gel uzat Ellerini
Sakın bir daha ALMA geri
Unutmaki can
Buramdasın Hala İLK GUNKÜ GİBİ !!!
yunus emre yıldıran KaLsana (Super bir siiir ya )Kara geceler boğazıma ilmik ilmik düğümlenir gidersen.. Geceler kavuşmaz sabaha.. Kalsana.. Nolur az biraz daha kalsana..! . . Kalırsan anlamsız düşlerim anlam kazanır.. Kalırsan sigaramdan çektiğim nefes azalır.. Gidersen ömrüme biçtiğim süre kısalır.. Gidersen yaralı kalbim "kalsanaaaaaaa" diye haykırır.. . . Kalsana..! Nolur az biraz daha.. Kalsana..! . . Yan cebimde kelimelerim var her an oynadığım.. Gidersen yan yana getirip cümle kuramadığım.. Önemsiz gibi görünür sana olan kırgınlığım.. Ama olsun.. Gitmek istiyorsun ya.. Git..! Kalırım başbaşa kelimelerim ve kırgınlığımla.. . . Bu gece sözler ağır,sözler acı.. Olur ya hani kalmak istersen.. Artık kal-ma..! Gitsene..! Nolur.. Az biraz daha gitsene...! Umutlu gibi, DelicesineBen Sevmiştim seni
Biliyordum
Ulaşamayacağım bir mutluluktun
Ama sevmiştim Seni
Umutlu gibi,
Delicesine
Sen Giderken kendi gecende
Uykusuz her gecemde
"SEN" vardın
"SEN" dolu düşler
Hayaller
Hep derdimki
Belki bir gun oda beni SEVER
Umutlu gibi,
Delicesine
Ve aşkın çıkmaz sokagına bende girmiştim
Gitsem yoL yok !
Geri dönmekte istemiyor ,
Senden vazgeçemiyordum
Bu yüzden sevmistim seni
Umutlu gibi,
Delicesine
Ve ben yine Seni Seviyorm
Sokağın köşesinde seni bekliyor!
Aşkın cıkmazına
Seninle varmak istiyorum.
Eğer sende İstersen
Çabuk gel ne olur
Çünkü sensiz Çok ÜŞÜYORUM !!!
:iLK askıma yazdım bunu Azad Eyleme beNi ucamam artıKEy, benim gönül yaram, onmaz sevdam. Azâd eyleme beni uçamam artık. Yasaklama bana gönül semalarını. Yedi kat ellerde kanat çırpamam artık... Ey, benim denizim, dalgam, sahilim. Yabancı ummanlarda çağlayamam artık. Yasaklama bana nehirleri. Boz-bulanık sulara akamam artık... Ey, benim helâlim, günâhım, sevâbım. Senden gayrısına yâr diyemem artık. Yasaklama bana Sırat’ını. Nâ-mahrem köprülerden geçemem artık... İşareTlerÖmrümde zaman zaman virgüller var, Sebebini bilmediğim karmaşık duygular. Soru işaretlerini ışınladım yüreğime, Yaşananlara ünlem koyuyorum en koyu haliyle Ve bitirmeliyim,bana yakışmayanları, Bitirmeliyim,özümün üzülmelerini. Gözümden süzülsede yaşlar, Kimsenin görmediği en mahrem yer, Duraksız ve sınırsız ağlar Koymalıyım artık noktaları, Aşmalıyım aşılmazları, Zaman:yüzleşme zamanı, Zaman:anıları silme anı. Kimse dokunmasın bana, Kimse gülmesin kimse şaşırmasın, Beni ancak ben dizginlerim üç nokta… Konuşulan konu Benim Aşk'ım
Hisse Senedi Benim Aşk'ım Tuyler urperticiBirkaç yıl önce Temmuz ayında Japonya'ya gittim. Benim için hazırlanan programa, 1890 yılında Ertuğrul Fırkateyni faciasının yaşandığı ve 587 Osmanlı askerinin şehit olduğu Kuşimoto şehrini ziyaret de dahil edilmişti. Japonya'da yaşayan gazeteci bir arkadaşım Kuşimoto'ya ne zaman bir Türk gitse (yılın hangi mevsimi ya da hangi ayı olursa olsun) yağmur yağdığını söyledi. Ona göre bu yağmur, orada yatan askerlerin bir Türk gördüğü için ağlamasından kaynaklanıyordu. Buna bizzat kendisi de şahit olmuş. Bu olayın tek istisnası, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya'nın ziyareti sırasında yaşanmış. Bunun nedenini de, "Asker komutanının önünde ağlamaz" diye açıklamıştı. Açıkcası anlattıklarına gülüp geçmiştim. Ta ki aşırı sıcak ve güneşli bir günde, şehitler için dikilen anıta çiçek bırakırken aniden bastıran yağmurun altında sırılsıklam olana kadar. Düşündükçe hâlâ tüylerim diken diken oluyor ve gözlerim doluyor.
Alıntıdır . Bir bebegin Haykırısı :(:(Bir Bebeğin Haykirişi
Genç kadın, bebeğin güzelliği karsısında büyülenmiş gibiydi. Kıvırcık sari saçları, iri mavi gözleri, kalkık bir burun ve küçük kırmızı dudaklarıyla bir kartpostalı andıran bebek, kadının şimdiye kadar gördüğü en cana yakın kız çocuğuydu. Onun ipek yanaklarını daya doya öpmek ve cennet kokusunu içine çekmek için eğildiğinde : "Dokunma bana ..." diye bir ses duydu. "Beni okşamaya hakkin yok senin..." Kadın korkuyla irkilip etrafına bakindi. Bebekle kendisinden başka içerde kimse yoktu. Ayni sesi tekrar duyduğunda bebeğe döndü. Aman Allah'ım!.. Yeni doğmuş gibi görünmesine rağmen konuşan oydu. "Bana yaklaşmanı istemiyorum" diye devam etti. "Hemen uzaklaş benden..." Kadın, biraz olsun kendini toplayarak : "Çocuklarımız hep erkek oluyor" dedi. "Onlar da güzel ama kız çocukları başka. Bu yüzden seni öpmek istedim." "Beni öpemezsin" diye ağlamaya başladı bebek. "Benim de seni öpemeyeceğim gibi..." "Neden ?" diye sordu kadın."Neden öpemezsin ki ? " Bebek, hıçkırıklara boğulurken : "Bunun sebebini bilmen gerekir" dedi. "Düşünürsen mutlaka bulacaksın... " Kadın, neler olup bittiğini hatırlamak üzereyken kendine geldi. Özel bir hastanenin en lüks odasında yatıyor ve narkozun tesirinden midesi bulanıyordu. Aile dostları olan tanınmış doktor, odayı dolduran çiçeklerden bir tanesini vazodan çıkartıp kadına uzatırken: "Geçmiş olsun hanımefendi" dedi. "Basarili bir kürtajdı doğrusu. Ha..! Sahi, "kız"mış aldırdığınız bebek." :( Ölmeyen SevgiÖlmeyen Sevgi
Genç adam ellerinde bir buket çiçek, sahile koşarak geldi... Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde her zamanki çiçeklerden vardı. Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı , kıpkırmızı, kan kırmızısı güller... Sanki dalından yeni koparılmış gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardı, sevgi kokuyor, aşk kokuyor en önemlisi de özlem ve hasret kokuyordu güller... Hepsinin üzerinde damlalar vardı. Sanki ağlıyor gibiydiler. Genç adam güllere baktı, sanki onlarla konuşuyormuş gibi, "Neden ağlıyorsunuz, bakın ben ne kadar mutluyum" dedi. Az sonra sevdiğini göreceği için kalbi yine deli gibi atmaya başlamıştı. Ne zaman onu düşünse, onunla buluşacağını hayal etse kalbi aynı böyle yerinden çıkacakmış gibi oluyordu. Senelerdir birbirlerini sevmelerine rağmen ikiside sevgisinden hiç bir şey kaybetmemişti.. Onları hiç bir şey ayıramazdı... Ne hasret, ne ayrılık, ne de ölüm... Genç adam telaşla saatine baktı. Sevdiği yine geç kalmıştı, 1 dakika gece kalmıştı. Üstelik o, sevdiğini bekletmemek için dakikalarca önce koşarak geliyor, onu beklemeyi bile seviyordu. Ama sevdiği her zaman bunu yapıyordu. Devamlı kendisini bekletiyordu. Herkesin bir kusuru olurmuş diye düşündü... Ve gözlerini önündeki uçsuz bucaksız denizlere dikti.. Denizin sonu yok gibiydi, tıpkı sevdiği kıza karşı olan aşkı gibi denizinde sonu yoktu. Sonsuzluğa uzanıyordu. Aslında bugün onlar için çok özel bir gündü. Kendi aralarında söZleneceklerdi. Delikanlı önce bunu sevdiğine açmış, sonrada gidip iki yüzük almıştı. Bu kadar önemli bir günde bari onu bekletmemeliydi.. Ama alışmıştı artık beklemeye, zararı yok biraz daha beklerim diye düşündü. Güllerin yaprakları nedense hala yaşlı idi. Bir türlü anlamıyordu onları. Her şey bu kadar güzelken neden ağlıyorlardı ki? İşte az sonra sevdiği gelecek, ona sarılacak, kucaklaşacaklardı... Sonra söz yüzüklerini takıp, evliliğe ilk adımlarını atacaklardı. Genç adam öyle heyecanlıydı ki sevdiğine kavuşmak için can atıyordu... Martılara baktı, birbirleriyle oynaşıp, uçuşan martılara... Ne kadar güzel dans ediyorlardı havada. Tekrar saatine baktı genç adam. Endişelenmeye başlamıştı. Sevgilisi yine geç kalmıştı, hem de çok... Bu kadar geç kalmaması gerekiyordu. İşte her gün burada buluşmak için sözleşmiyorlar mıydı? Her gün sahilde, martılara bakarak, denizin onlara anlattığı masalları dinleyerek birbirlerine sarılıp hasret gidereceklerine söz vermiyorlar mıydı%3 F O zaman neden gelmemişti yine??... Aklına kötü düşünceler gelmeye başladı. Hayır.. hayır.. olamazdı. Sevdiğine bir şey olamazdı. Onsuz hayat yaşanmazdı ki... O ölse bile devamlı benimle yaşar diye düşündü genç adam. Bunun düşüncesi bile hoş değildi. Gözlerini yere indirdi. Gözyaşlarını kimsenin görmesini istemiyordu. Zaten nedense etrafındaki insanlar ona sanki kaçık gibi bakıyorlardı. Rahatsız olmaya başladı bakışlardan. Artık bıkmıştı... Yine sevgilisi geldi aklına.. Neden gelmedi acaba diye düşünmeye başladı. Gözlerini kapattı. 7 sene oldu dedi. 7 senedir her gün bu sahildeydi, sevdiğini bekliyordu. Daha fazla dayanamadı. Kalbi parçalanacak gibi oluyordu. Gözlerinden 1 damla daha yaş güllerin üzerine damladı... Yine gelmeyecek galiba, en iyisi ben onun evine gideyim diye mırıldandı... Hiç olmazsa gülleri her zamanki gibi yanına koyar, ona vermiş olurdu... Genç adam ayağa kalktı. Sevdiğiyle buluşmak üzere, yeşil tepenin ardındaki kabristana doğru yürümeye başladı.. Herkez anlamaz :S Gercek asKCocuk ile kız motor la 180km hızla ilerler kız :yavaş korkuyorum cocuk:eğleniyoruz işte korkma der Kız :lütfen yavaşla cocuk : ozaman bana seni deli gibi seviyorum de der: kız :seni deli gibi seviyorum artık yavasla cocuk :bide belime sıkı sıkı sarıl kız : beline sarıldıktan sonra yavasla artık der: cocuk : son olarak kafamdaki kaskı cıkar beni sıktı bunalıyorum der : kız: cocugun kafasındaki kaskı cıkartır kendi kafasına takar ertesi gun gazetelerde motor kazasında 1 kişi öldu bir kişi yaralı diye haber çıkar....... Burada çocuk motorla ilerlerken frenlerinin boşaldıgını farkeder ve kiza son kez seni seviyorum dedirtir ardındanda ona sıkıca beline sarılmasını ister ve kızı kurtarmak için kendi ÖlÜr......... (Senin icin aynı fedekarlıkları yapmazsam ADAM DEGİLİM :( Vay bee :(Gurbete giden kocasından sonra Bebeği ile tek Başına bir köyde yaşamak zorunda Kalan kadın gene hergünki gibi
tarlaya çalışmaya gider aradan biraz vakit geçer ve kadın yorulur bebeğinide yanına alır ve bir ağaç gölgesinde dinlenmeye başlar ilerden gördügü bir karaltı onu biraz korkutur ama cesaretini toplar bebeğini gölgede bırakıp karaltının oldugu yere dogru ilerler, yaralı bir Gelincik görür, yüreğindeki merhamet ve acıma duygusu içinde Bebeğinin kundagından bi parca yırtar ve Gelinciğin yarasını sarar ve gelincigi orda bırakırak işine devam eder.. Aradan bi kaç gün sonra busefer Bebeğini evde bırakarak Tarlaya iner Çalışmaya başlar biraz vakit geçtikten sonra iğleştirdigi gelincik evlerinin bulundugu yönden ağzı kanlar içinde gelirken görür ve telaşlanır evde yanlız bıraktıgı bebeği aklına gelir , Bebeğimi, iyilik yaptıgım iyileştirdigim gelincik nasıl yiyebilir,nasıl zarar verebilir diye düşünür ve çılgına döner, gelincigi yakalar ve elindeki balta gelincigin kafasını kesiverir ardından koşa koşa eve gider ama gördükleri karşısında kadın şok geçirir beşikte bağlı olan bebek etrafa gülücükler saçmaktadır ve elindeki ölü yılan ile oynamaktadır, Kadın o anda yaptıgı hatanın farkına varır ama iş işten geçmiştir, Gelincik, yılanı bebeğe zarar vermeden öldürmüş ve ağzı o yüzden kanlar içinde kalmıştır burdan cıkarılacak sonucu iyi anlayın
Dinlemeden anlamadan Sakınn.....
:(:(:( CırakCırakHintli bir yasli usta, ciraginin surekli herseyden sikayet etmesinden
bikmistir. Bir gun ciragini tuz almaya gonderir. Hayatindaki her seyden mutsuz olan cirak dondugunde, yasli usta ona, bir avuc tuzu, bir bardak suya atip icmesini soyler. Cirak, yasli adamin soyledigini yapar ama icer icmez agzindakileri tukurmeye baslar Tadi nasil?" diye soran yasli adama ofkeyle "aci" diye cevap verir. Usta kikirdeyerek ciragini kolundan tutar ve disari cikarir. Sessizce az ilerdeki golun kiyisina goturur ve ciragina bu kezde bir avuc tuzu gole atip, golden su icmesini soyler. Soyleneni yapan cirak, agzinin kenarlarindan akan suyu koluyla silerken, usta ayni soruyu sorar:"Tadi nasil?" "Ferahlatici" diye cevap verir genc cirak."Tuzun tadini aldin mi?" diye sorar yasli adam,"Hayir" diye cevaplar ciragi.Bunun uzerine yasli adam, suyun yanina diz cokmus olan ciraginin yanina oturur ve soyle der: "Yasamdaki acilar tuz gibidir, ne azdir, ne de cok. Acinin miktari hep aynidir. Ancak bu acinin siddeti,neyin icine konulduguna baglidir. Acin oldugunda yapman gereken tek sey aci veren seyle ilgili hislerini genisletmektir. Onun icin sen de artik bardak olmayi birak, göl olmaya calis." Cırak artık cok calısmaya baslar ama bi anda öluverir ustanın icirdigi golde buyuk bi fabrika nin atıklarını oraya yeni bosaltmaya baslamıs :(:(:(:(:(
İnek ögrenci davranısları :D*Eğitim yılı başlar başlamaz,sınıfın en ön sıralarını kapmak ve sezonluk kombine bilet almışçasına ön sıraları kimselere kaptırmamak.Okul kütüphanesini ilk günden işgal etmek.
*"Hocam başlık neydi?,"Metoformoz dediniz diilmi hocam?" vb. gibi gereksiz sorularla;dersi pür diikkat dinlediklerini öğretmene belli etmeye çabalamak. *Arka sıralara dönerek "susar mısınız lütfen!dersi dinleyemiyorum"diyerek posta koymak.Ve hemen ardından öğretmene dönüp "hocam bir fırçada siz çekin şunlara" diyen bakışlar fırlatmak. *Beden eğitimi dersinde en çok "en hızlı parmak kaldırma " egsersizleri yapmak. *Okul müdürü veya bir öğretmen kendisine bi görev verdiğinde ;sanki dünyayı atom bombasından kurtaracakmış gibi gerilim içine girmek,eli ayağına karışmak. *Sürekli pimpirikli ve heyecanlı olma durumunu hayat felsefesi haline getirmek. *Tenefüslerde okul bahçesinde hızla oradan oraya koşuşturmak.(kimse bunların neden ve nereye koşturduğunu bilemez.sormaya da yeltenmez çünkü görüntü itibariyle büyük bir amaç peşindedirler.) *Sınava girerken kendisinden kopya isteyen arkadaşlarına"valla bende hiç çalışmadım" demek.Fakat sınavdan eksiksiz 100 almak. *Sınav öncesi yaşanan kısa süreli sessizlikte "bir demet tik gösterisi" yapmak.((gözlerini yumup kocaman açmak,saatin kayışıyla oynamak,gözlüğünü çıkarıp hohlayarak camını silmek,bir tutam saçı parmaklarına dolamak vs...))) *Sınavın baslamasıyla birlikte,sınav kagıdının üstüne secdeye baş vurur gibi kapanmak.yazı yazan elini bebek emzirir gibi göğsüyle saklamak. *"sınavdan 100 diil,90 aldım diye aglamak. *Ender olarak sınıfta bunaldığında sakallarına yolmak,bıyıklarını koparmak.(özellikle sakallı ve bıyıklı kızlar.))) *okulun kapısına asılan sınav sonuçlarına herkesten uzun süreli bakmak ve herkesin aldığı notu ezberleyip,kendi notuyla kıyaslamak. *Kendisine "inek" diyenlere,"senin gibi öküz olmaktan iidir.","mezun olup su okuldan çıktıgımda,benim ardımdan öküz trene bakar gibi bakacaksınız" gibi en süper yanıtları vermelerine rağmen oturup hüngür hüngür ağlamak.. *Verilen ev ödevlerini okul çıkışından itibaren okul servisinde yapmaya baslamak... :D:D:D:D:D |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|